OHAL KOMİSYONU RET KARARINA İTİRAZ

OHAL KOMİSYONU RET KARARINA İTİRAZ

……………NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE

                                               Adli Yardım Taleplidir

DAVACI                                 :  Adı Soy adı……………………(TC) adres

VEKİLİ                                  :

DAVALI                                 :

KONU                         : OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun verdiği ../../….tarih ve 201./…… karar numaralı kararının iptaline dair dava dilekçesidir

TEBLİĞ TARİHİ                   : ../../….

AÇIKLAMALAR                    :

                            Müvekkil 30/07/2019 tarihli 669 Sayılı KHK ile …………………………olarak çalıştığı Jandarma Genel Komutanlığından ihraç edilmiştir. Müvekkil, söz konusu ihraç işleminin iptaline ilişkin olarak 7075 Sayılı Olağanüstü Hal KHK’si ile kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme komisyonuna başvuruda bulunmuştur. Komisyon ../../…. tarih ve 201./….. karar numaralı kararı ile başvurunun reddine karar vermiştir. İşbu karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;

  1. 15 Temmuz 2016 tarihli menfur darbe girişimi sonrası, 21 Temmuz 2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmiştir. OHAL döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle (OHAL KHK’ları), terör örgütlerine üye, mensup, iltisaklı veya irtibatlı olduğu iddiasıyla yüz binden fazla kişi kamu görevinden sürekli olarak çıkarılmıştır.
  • 667 sayılı KHK’nın amacı ile 3. ve 4. maddelerinde yargı mensupları ile kamu görevlilerine ilişkin düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve içeriği dikkate alındığında, 667 sayılı KHK’de öngörülen meslekten veya kamu görevinden çıkarmanın; adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran “olağanüstü tedbir” niteliği taşıdığı ve bu nedenle ihraç işleminin meslekten çıkarma cezası niteliğinde olmadığı belirtilmektedir.
  • Kamu görevinden çıkarma işlemi temelde bir disiplin cezasıdır. Kanun koyucu ve yüksek yargı tarafından her ne kadar “olağanüstü tedbir” gibi yeni bir kavram türetilmişse de bu kavramın hukuk dünyasındaki sonucu aynıdır. Hukuk güvenliği ilkesi ve hukuk devleti ilkesi gereği kamu görevinden çıkarılanların öncelikli olarak savunmalarının talep edilmesi gerekmektedir. Anayasanın 129/2 hükmünde öngörülen “memurlar ve diğer kamu görevlileri(ne) … savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” hükmü ihlal edilerek davacı kamu görevinden çıkarıldığı için Anayasaya aykırı bir işlem tesis edilmiştir.
  • Komisyon tarafından yapılan tahkikatta; müvekkilin Ankara .. Ağır Ceza Mahkemesinde …./…. Esası ile kayıtlı ve devam eden kovuşturma dosyası olduğu, Jandarma Genel Komutanlığının 27.09.2016 tarihli değerlendirme komisyonu kararında oy birliği ile TSK’dan ayrılması şeklinde değerlendirmede bulunulduğu tespit edilmiştir. Değerlendirmeden de anlaşılacağı üzere müvekkilin FETÖ yahut başka bir terör örgütü ile iltisakı somut bir biçimde ortaya konulamamıştır.
  • Ankara .. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan davada müvekkil tutuksuz olarak yargılanmaktadır ve BERAAT etmesi yüksek bir ihtimaldir. Zira Ankara .. Ağır Ceza Mahkemesinde …./…. Esası ile kayıtlı dosya kapsamında bulunan MASAK raporundan da anlaşılacağı üzere müvekkil himmet vermemiş, Bank Asya’da hesap açmamış, para dahi yatırmamıştır. Müvekkil alternatif haberleşme araçları kullanmamıştır. Müvekkilin ankesörlü telefonlarla ardışık olarak arandığına ilişkin iddialar soyut mahiyette olup bu kayıtlar uzmanlarınca teknik bir inceleme gerektirdiğinden ispatlanamamıştır. Zira yüksek yargı kararları sabit olduğu üzere yalancı tanıklar, mor beyin yöntemleriyle IP kayıtlarının Bylock gibi uygulamalara yönlendirilmesi, BTK kayıtlarının değiştirilerek ankesörlü hatlar üzerinden arama yapılmış gibi özet veriler oluşturulması gibi stratejilerle binlerce kişi FETÖ elemanları tarafından suyu bulandırma stratejisi gereği mağdur edilmiştir. Müvekkil FETÖ’nün mağdur ettiği kişilerdendir ve örgüt üyeliği iddiası ile yargılandığı dava devam etmektedir. Müvekkil hakkında kamu görevine devam etmesine engel mahiyette kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmamaktadır.
  • Komisyon kararında atıf yapılan ve yargılaması Ankara … Ağır Ceza Mahkemesinde …./….Esas sayılı dosya üzerinden devam edilen kovuşturmada elde edilen arama kayıtları hukuki yollardan elde edilmemiştir, dolayısı ile delil niteliği yoktur. Zira 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu Yönetmelik-1 uyarınca “erişim sağlayıcı olan veya telefon hizmeti sunan işletmeci taraflara ilişkin IP adresi, port aralığı, verilen hizmetin başlama ve bitiş zamanı, yararlanılan hizmetin türü, aktarılan veri miktarı, kullanıcı sayısı ve abone kimlik bilgileri ile alt yapısı üzerinden gerçekleşen görüşmelere ait trafik bilgilerini iki yıl süreyle; kullanıcı bilgilerini ise ilgili mevzuatta belirtilen zamanaşımı süresince muhafaza etmekle yükümlüdür. Ancak yönetmelikteki trafik bilgilerinin iki yıl saklanmasını öngören süre 11/6/2016 tarihinde değiştirilmiş olup, değişiklik öncesi bu süre bir yıldır. Belirtilen sürelerde yok edilmesi gereken trafik bilgilerinin kişilerin aleyhine delil olarak kullanılması mümkün değildir. Söz kayıtların AİHS madde 6/1 ve 8. Madde, Anayasa’nın 38/4, CMK’nın 148/4, 217/2 ve 230/1-b maddeleri gereğince yargılamada delil olarak kullanılabilmeleri mümkün değildir. Kullanılmaları halinde ise adil yargılanma ve özel hayatın gizliliği haklarının ihlali gündeme gelir.
  • Müvekkilin kamu görevinden çıkarılmasına sebebiyet veren düzenleme 667 Sayılı OHAL KHK’sıdır. OHAL döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnameler Resmi Gazetede yayınlandıkları gün TBMM’ye sunulmalı ve 30 gün içerisinde Meclis tarafından onanmalıdır. Oysa OHAL döneminde çıkarılan KHK’ların hiçbiri Parlamento tarafından süresinde onanmamış olup, tüm KHK’lar Anayasanın açıkça öngördüğü şekil şartlarına riayet edilmeden uygulanmıştır. Venedik Komisyonunun KHK’lar konusundaki raporunda ifade edildiği gibi,  Anayasa ve Meclis İçtüzüğünün açık hükümlerine aykırı olarak süresinde onaylanmayan KHK’lar yok hükmünde olup, kamu görevinden çıkarma işlemine hukuki dayanak olamazlar. İlgili KHK’nın Resmi Gazetede yayınlandığı tarihten itibaren Meclis tarafından onaylanmadan 30 gün geçmiş, müvekkil hakkındaki kamu görevinden çıkarma işleminin hukuki hiçbir dayanağı kalmamıştır. Hukuki dayanağı olmayan bir işlemin iptali isteminin de OHAL Komisyonu tarafından reddinin iptali gerekmektedir. Bu nedenle işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur.

HUKUKİ DAYANAKLAR     : 657 Sayılı DMK, 667,669 Sayılı KHK’lar, Jandarma Genel Komutanlığı Ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personel Yönetmeliği ve sair mevzuat

HUKUKİ DELİLLER            : Ankara …Ağır Ceza Mahkemesinde …../….. Esas sayılı dosyası, …….. CBS Tarafından ../../….Tarihinde Hakkında KYOK Kararı, personel özlük dosyası ve yasal tüm deliller.

SONUÇ VE İSTEM               :

  1. Müvekkil, OHAL döneminde KHK’larla kamu görevinden çıkarılındığından özel sektörde de iş bulup çalışması fiilen engellenmekte olup, herhangi bir geliri olmadığından öncelikle ADLİ YARDIM TALEBİMİZİN kabulünü;
  2. Fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan gerekçeler ve resen dikkate alınacak sair iptal sebepleri dikkate alınarak, dava konusu OHAL KOMİSYONU KARARININ İPTALİNE KARAR VERİLMESİNİ;
  3. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep arz ve talep ederim.

       DAVACI VEKİLİ

 

Mustafa Karataş

Bir Cevap Yazın