İKİNCİ EL ARAÇ SATIŞLARINDA “GİZLİ AYIP” VE HUKUKİ SÜRECİN NASIL İŞLETİLECEĞİ

İKİNCİ EL ARAÇ SATIŞLARINDA “GİZLİ AYIP” VE HUKUKİ SÜRECİN NASIL İŞLETİLECEĞİ

         İkinci el araç satış piyasası oldukça hareketli bir piyasa olup ciddi bir ticaret hacmini içerir. Piyasa koşulları dâhilinde alıcılar araç pazarlarından, galerilerden ve internet sitelerinden ikinci el araç temin etmektedir. Söz konusu araçlar ikinci el olduğundan bazı riskleri üzerinde barındırmaktadır. Alıcılar satın alınan araçların kazalı, hasarlı, arızalı yahut kilometresi ile oynamış olduğunu çoğu zaman ilk bakışta anlayamayabilirler. Bu durumlarda alıcıların yasal yollara başvurma hakkı kanun koyucu tarafından korunmuştur.

  • SATIŞ SÖZLEŞMESİ

Satış sözleşmesi, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Özel Borç İlişkileri başlıklı İkinci Kısmında düzenlenmiştir. BK 207/1 uyarınca Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.

  • AYIPTAN SORUMLULUK

6098 BK 219 uyarınca “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”

Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu esnada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Örneğin satıcı tarafından satılan aracın kilometresi ile oynanmış olduğu alıcıya bildirilir ancak alıcı buna rağmen aracı satın almak isterse satıcının sorumluluğu ortadan kalkar. Ancak söz konusu durumla alakalı hukuki uyuşmazlık durumunda alıcının ayıbı bilerek satın almayı kabul ettiğini ispat yükü satıcıdadır.

Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Madde metninde bulunan ”uygun bir süre”, “imkan bulur bulmaz”, “hemen” gibi ifadeler süreler açısından bilinmezlik yaratmaktadır. Yine ayıbın tespiti halinde bildirimin ne şekilde yapılacağı da düzenlenmemiştir. Süre ve bildirimin ne şekilde ve ne sürede olacağı da ayıbın niteliğine göre (gizli/açık) değişecektir.

Satıcı ayıbın varlığını bilmese dahi sorumludur. Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 25.10.2010 tarih 2010/2005 E. Ve 2010/13853 K. Sayılı kararında “…ikinci el araç satışında da, BK’ nun 194-204 maddeleri gereğince, ayıp nedeniyle davalı satıcının sorumluluğu vardır. Davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”  

  • AYIBIN TESPİTİ VE İHBARI HALİNDE ALICININ HAKLARI

6098 Sayılı TBK madde 227 uyarınca;

Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:

1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.

2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.

4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

  • ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz

  • DAVA DEVAM EDERKEN ARACIN SATIŞI MÜMKÜNDÜR

Dava devam ederken aracın satışı mümkündür. Zira Türk hukuk sistemindeki uzun yargılama süreleri hesaba katıldığında hak sahipleri tarafından açılan davalarda araç malikinin aracı bu süre boyunca mülkiyetinde bulundurması kendisinden beklenemez. Zira 6098 SK 228/2 uyarınca “Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.” Denilmektedir.

  • ARACIN PİYASA DEĞERİNİN ALTINDA SATILMASI ALICININ AYIPLARIN VARLIĞINI BİLDİĞİNE KARİNE OLUŞTURMAZ

Yukarıda da açıkladığımız gibi satıcı, alıcının satılan şeydeki ayıpları bildiğini ispatlamak zorundadır.

Mustafa Karataş

Yorumlar kapalı.