İNTERNET ÜZERİNDEN ŞEREF VE HAYSİYETE SALDIRIDAN KAYNAKLANAN DÜZELTME İSTEMİ

İNTERNET ÜZERİNDEN ŞEREF VE HAYSİYETE SALDIRIDAN KAYNAKLANAN DÜZELTME İSTEMİ

T.C.
YARGITAY
19. CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2018/3222
KARAR NO: 2018/8230
KARAR TARİHİ: 5.7.2018

>İNTERNET ÜZERİNDEN ŞEREF VE HAYSİYETE SALDIRIDAN KAYNAKLANAN DÜZELTME İSTEMİ–ERİŞİMİN ENGELLENMESİ TALEBİ 


5187/m. 14, 18

ÖZET : Dava, internet sitesi yoluyla şeref ve haysiyete saldırıdan kaynaklanan düzeltme istemine ilişkindir. Dosya içerisinde başvuranın aynı gazetenin ilgili internet sitesi üzerinden yaptığı aynı yazı dizisi hakkında “erişimin engellenmesi” talebiyle farklı bir dosyada başvuruda bulunduğu, buna dair Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı ile haberin yayınlandığı ilgili URL adresine “erişimin engellenmesine” karar verdiği, dosyada başvuran hakkında usulüne uygun olarak alınmış bir düzeltme ve cevap metni yayımlanmasına dair bir karar olmadığı, dolayısıyla itiraz mercii tarafından başvuranın itirazının esası hakkında, haberin basın özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığına dair bir araştırma yapılması suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Karara karşı itiraz yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

DAVA : …. Gazetesi’nin 12/06/2017, 13/06/2017 ve 14/06/2017 tarihli nüshalarında yayımlanan “İşadamına Kurulan Kumpasın Altından Karanlık Yapılar Çıktı” başlıklı yazılar sebebiyle talep eden Turkısh Bank Anonim Şirketi vekilinin düzeltme ve cevap isteminin reddine dair İstanbul 14. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/07/2017 tarihli ve 2017/2318 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/07/2017 tarihli ve 2017/3061 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 18/04/2018 gün ve 2018/1480 Sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2018 gün ve KYB. 2018 / 34790 Sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, mercii İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/07/2017 tarihli kararı ile daha önce aynı tekzip kararı verildiği, bu sebeple talebin hukuka uygun olmadığı, yayımlanmaması üzerine yeniden Hâkimliğe başvurmak yerine, 5187 Sayılı Basın Kanun’un 18/1. maddesi gereğince cezaî makamlara başvurulması gerektiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de,

5187 Sayılı Kanun’un “Düzeltme ve cevap” başlıklı 14/4. maddesinin; ” Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren onbeş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hakiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hakimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar.” yine 14/5. maddesinin de; “Sulh ceza hakiminin kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Yetkili makamın kararı kesindir.” şeklinde olduğu, İstanbul 14. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/07/2017 tarihli kararı ile düzeltme ve cevap isteminin reddine karar verildiği gözetilmeksizin, itirazın esasına dair değerlendirme yapılması yerine, 5187 Sayılı Basın Kanun’un 18/1. maddesi gereğince cezaî makamlara başvurulması gerektiğinden bahisle itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,

Gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Somut olayda şeref ve haysiyetine karşı saldırıldığını iddia eden başvuran banka vekilinin 07.07.2017 tarihli başvurusunun; İstanbul 14. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/07/2017 tarihli ve 2017/2318 değişik iş sayılı kararıyla, yazıda başvuranın kişilik haklarına karşı saldırı niteliğinde bir yazı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, İtiraz üzerine merci İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/07/2017 tarihli ve 2017/3061 değişik iş sayılı kararında ise itiraz edenin bu konuda daha önce bir karar aldığı ve bu sefer 5187 Sayılı Kanun’un 18/1. Maddesi gereği Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunabileceği, itiraz yoluna başvuramayacağı gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.

Dosya içerisinde başvuranın aynı gazetenin www.yenisoz.com.tr internet sitesi üzerinden yaptığı aynı yazı dizisi hakkında “erişimin engellenmesi” talebiyle farklı bir dosyada başvuruda bulunduğu, buna dair İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.06.2017 tarihli 2017/2191 D.İş. Sayılı kararı ile haberin yayınlandığı ilgili URL adresine “erişimin engellenmesine” karar verdiği, dosyada başvuran hakkında 5187 Sayılı Kanun’un 14. Maddesi gereği usulüne uygun olarak alınmış bir düzeltme ve cevap metni yayımlanmasına dair bir karar olmadığı, dolayısıyla itiraz mercii tarafından başvuranın itirazının esası hakkında, haberin basın özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığına dair bir araştırma yapılması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken karara karşı itiraz yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla,

SONUÇ : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin kabulüyle İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27/07/2017 tarihli ve 2017/3061 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin, kararı veren mahkeme tarafından, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yerine getirilmesine, 05.07.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mustafa Karataş

Bir Cevap Yazın