FETÖ/PYD SANIĞIN BANK ASYA’DA HESABI BULUNMASI VE BYLOCK

FETÖ/PYD SANIĞIN BANK ASYA’DA HESABI BULUNMASI VE BYLOCK

T.C.
YARGITAY
16. CEZA DAİRESİ
ESAS NO: 2018/726
KARAR NO: 2018/1754
KARAR TARİHİ: 28.5.2018

>>FETÖ/PDY SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA–SANIĞIN BANK ASYA’DA HESABI BULUNMASI–BYLOCK’A ÖRGÜT TALİMATI İLE DAHİL OLUNMASI–SANIĞIN BYLOCK KULLANICISI OLDUĞUNU BİLDİREN TESPİT VE DEĞERLENDİRME TUTANAĞI BULUNMASI–SANIĞA DİYECEKLERİ SORULMADAN HÜKÜM KURULMASI 

5237/m. 220
5271/m. 217

ÖZET : Dava, silahlı terör örgütü üyeliğinin incelenmesine ilişkindir. Sanığın, hakkındaki disiplin soruşturmaları neticesinde verilen idari kararlara karşı Danıştay’da yasa yolunu kullanması ve çocuğunu örgüte müzahir okullara göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyecektir. Ayrıca, sanık aleyhine tespit içermeyen MASAK raporu ve örgüt liderinin talimatı ile Bank Asya’ya para yatırdığı ya da hesap açtırdığını açıkça ortaya koymayan cevabi yazının sanık aleyhine mahkumiyet hükmüne esas teşkil etmeyecektir.

İlgili CGK kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olduğu belirtilerek, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı kabul edilmiştir.

Dosyada mevcut sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ve başka soruşturma dosyasında şüpheli olarak ifadesi alınan, sanığın örgütsel toplantıları organize ettiği ve bu toplantılara katılanlardan para toplandığı yönünde beyan içeren ilgiliye ait kolluk ifade tutanaklarının duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

DAVA : Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre yapılan temyiz incelemesi sonunda dosya incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR : Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; 

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığın, hakkındaki disiplin soruşturmaları neticesinde verilen idari kararlara karşı Danıştay’da yasa yolunu kullanması ve çocuğunu örgüte müzahir okullara göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği ve aleyhe tespit içermeyen MASAK raporu ve örgüt liderinin talimatı ile Bank Asya’ya para yatırdığı ya da hesap açtırdığını açıkça ortaya koymayan cevabi yazının sanık aleyhine mahkumiyet hükmüne esas teşkil etmeyeceği de gözetilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/2 esas, 2017/3 Sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği dikkate alınarak, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olmaları nedeniyle, istinaf aşamasında dosya içerisine konulduğu anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının ve başka soruşturma dosyasında şüpheli olarak ifadesi alınan, sanığın örgütsel toplantıları organize ettiği ve bu toplantılara katılanlardan para toplandığı yönünde beyan içeren ilgiliye ait kolluk ifade tutanaklarının CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde ön görülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek tahliye talebinin reddine, tutukluluk halinin devamına, 28.05.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mustafa Karataş

Bir Cevap Yazın